Untitled Document
 
 
 
 
 
 
REKLAM ALANI
 
 
Anasayfa
 
Foto Galeri
 
Video Galeri
 
Derneğimiz
 
Etkinliklerimiz
 
Köyümüz
 
İletişim
 
DUYURULAR
ETKİNLİK TAKVİMİ
 
 
Foto Galeri
 
Video Galeri
 
Derneğimiz
 
Etkinliklerimiz
 
Köyümüz
 
Dernek Yönetimimiz
 
Aidat Ödemeleri
 
Telefon Rehberi
 
Ziyaretçi Defteri
ANKET
Sitemizin yeni tasarımını nasıl buldunuz?
 
  
 
Köyümüz

Sivas'ın İmranlı ilçesine bağlı maden köyü; kuzeyinde Suşehri’ne bağlı Şarköy ve gemin deresi kuzeydoğusunda yine Suşehri’ne bağlı karaca ören köyü, doğusunda borular köyü, güneyinde uzun temur köyü, güneybatıda Türk Keşlik ve batısında zara ya bağlı Zazalar (dimililer) köyü ile çevrilmiş olup İmranlı - Suşehri - zara üçgeninin ortasında yer almaktadır.

Köyün eski ismi kale dibi köyü olarak bilinmektedir, bugünkü yerleşim alanında, zamanında Ermenilerin yasadığı bilinmektedir. Cami deresi olarak tabir edilen mevkide ise kilise olduğu ve kale bölgesinin dışarıdan gelecek tehlikelere karşı koruma amaçlı kullanıldığı rivayet edilmektedir. 

Orta Asya’dan ekonomik, sosyal ve siyasi şartlar nedeniyle Anadolu'ya (Erzurum, Erzincan (Tercan) , Muş/ Varto, Tunceli /Mazgirt, Bingöl / Kiğı bölgelerine kavimler halinde gelen atalarımız, yine buralardan göç ederek İmralı’ya yerleşmişlerdir. 

İmranlı’nın tarihine baktığımızda: İmranlı ve çevresinin tarihi süreç içerisinde Hitit, Pers ve Bizans imparatorluklarının hakimiyeti altında kaldığını bilinmektedir. Tarihi kaynaklarda bölgenin zaman zaman Müslüman - Arapların da eline geçtiği ve Malazgirt savaşı sonrasından Bizanslılarla yapılan anlaşma gereğince bölgenin Türk hâkimiyetine geçtiği anlaşılmaktadır. 

İmranlı çevresinde 1075 yılında Danişmentle 1174 yılında Selçuklular 1243 köse dağ savaşından sonra Moğollar 14. Yüzyılda Eretna Beyliği 1381- 1398 yılları arasında Kadı Burhanettin ve daha sonra da Osmanlılar hüküm sürmüştür. 1877 de yapılan Osmanlı - Rus savaşına kadar küçük bir köy hüviyetinde olan bölgede az sayıda insanın yaşadığı anlaşılmaktadır. 

Bu savaş sonrası doğu illerinin Rus ve Ermeniler tarafından işgal edilmesiyle Kars'tan ve Sarıkamış’tan göç eden vatandaşların devlet tarafından belirli bölgelerde iskan edilmesinden dolayı göç eden insanların bir kısmının da toplu olarak İmranlı'ya yerleştirildikleri bilinmektedir. Çit bucağı diye bilinen yere II. ABDÜLHAMIT döneminde yerleştirilme olduğu için bölgeye Hamitabad denmeye başlanmıştır. Burası daha önceden Zara'ya bağlı bir koy konumunda iken 1900 yılında bucak olmuştur. 1911 de zara ya bağlı bir nahiye haline getirilen "HAMITABAD" ismi "ÜMRANIYE" olarak değiştirilmiştir. 

1948 yılında Zara ilçesinden ayrılarak İmranlı ismiyle Sivas'a bağlı bir ilçe haline gelmiştir. Köyümüzle ilgili herhangi bir yazılı kaynak bulunmamaktadır. Edindiğimiz mevcut bilgiler ışığında İmranlı'ya gelen aşiretlerin (bunlara Koçgiri denmektedir) yöre köylere dağılarak yerleştiği anlaşılmaktadır. Köyümüze ilk yerleşim ise 1700 - 1750 yılları arası koçgiri aşiretlerinden biri olan ( IBOLAR ) aşiretinin mistolar kolundan memu isinde biri tarafından yapılmıştır. Daha sonraları İbolarla birlikte , Zazalar , çare kanlar resiyanlar (Caferogullari) ve zerikanlar vegelip köye yerleşmişlerdir.

Dağlık ve ormanlık bir yörede bulunan köyümüz dere yatağının geçtiği bölgede kurulmuştur. Köyümüz diğer köylere nazaran oldukça kalabalık bir nüfusu barındırmakta olup İmranlı’nın büyük köylerinden biridir. Köydeki yardımlaşma ve dayanışma tipik alevi köyü olmasının getirdiği bilinçle hat safhadadır. Köyde bütün önemli isler yardımlaşma ile yapılmaktadır. 

1950'li yılların sonlarına doğru köyden kente göç olgusu bizin köyü de etkisi altına almış ve köyün nüfusunda gözle görülür bir azalma yaşanmıştır. 200 - 250 hane olan köy dışarıya olan göçler sonucu günümüzde 60 - 70 hane ye kadar azalmıştır. Ancak yakın zamanda şehirde yasayan emekli ve yaşlılarımız yaz aylarında tatillerini geçirmek için köye yerleşmektedirler. 

Köyden göçün temel sebebi geçim sıkıntısı ve eğitim ihtiyacıdır. Gurbet elde çalışan gençler şehirde geçimini daha rahat sağlayacağını ve eğitim olanaklarından daha iyi faydalanacağından köye dönüp ailesini de şehre getirmekte ve bu süreç hızla devam etmektedir. 

Köyün kutsal olarak kabul edilen yerleri NURI BABA – Lülük daği , KALE , TORUK (IKI ÇAM ARASI) ziyarete Hızır ziyarete qalê sippi sariqê siwan gibi yerler hâlâ köylünün gidip adak kestiği yerler arasındadır. 

Köyün ormanlık alanda olması köylünün özellikle yakacak ihtiyacını karşılamasında önemli yer tutmaktadır. Son yıllarda halkımız yas ağaç kesmeme konusunda bilinçlendirilmiş ve de bu konuya artık gerekli önem verilmektedir. Köyümüz ormanları Meşe , Gürgen, Söğüt, kavak ve de Çam ağaçlarından oluşmaktadır...

Günümüze doğru gelindiğinde köyün kısıtlı da olsa temel geçim kaynağı olan tarım ve hayvancılık gerek coğrafi yapının engebeli olması gerekse iklim koşullarının olumsuzluğundan dolayı bitme noktasına gelmiştir. 

Köyde bir zamanlar yetiştirilen BUGDAY , ARPA , MERCIMEK ve YULAF ekimi artık yapılmamaktadır. Ayrıca bağ bahçelerde bindir zahmetle yetiştirilen PATATES , FASULYE , SEKERPANCARI da artık yetiştirilmemektedir. 

Köyde yayla geleneğinin zayıflaması hatta yok olması küçük bas hayvan yetiştiriciliğini baltalamıştır fakat orman örtüsündeki artis da her geçen gün dikkatleri biraz daha fazla çekmektedir. Çünkü: özellikle keçiler küçük ağaçların fidelerine zarar vermekte ve orman örtüsünü ciddi bir şekilde zayıflatmaktadır. Hemen hemen bütün evlerde artık büyükbaş hayvan yetiştirmek ağırlık kazanmıştır. 

Köyümüzün hemen 2 - 3 km yakınında şirin bir mezrası vardır. Bu mezranın adi Yeşil mezradır. Yeşil Mezra' da ki ibadet yerleri , piknik alanları çok güzeldir. Ve de civar köylerden (bozkırdan Karadeniz iklimine geçiş noktasında olduğu için) daha yeşil ve de daha sulaktır.

Köyümüzde eğitim - öğretim ihtiyacını karşılamak için 1948 yıllarda yapılan ilk okul binası talebi karşılayamayınca ikinci bir okul binası yapılmıştır ve bir zamanlar 4 - 5 öğretmenle eğitim ve öğretim hizmeti vermektedir. Ancak günümüzde eskiyen yapı yıkılmış ve tek yapılı okul daha 8 - 10 civarındaki öğrencilere bir öğretmenle eğitim ve öğretim vermeye devam etmektedir. 

Yeşil mezrada ise eğitim öğretim ihtiyacını karşılamak açısından 90li yıllarda eskisinin yerine bir ilköğretim okulu binası daha yapılmıştır fakat köyden kente yaşanan göç olgusu nedeniyle yeterli öğrenci bulunamamasından dolayı bu okul hizmet verememekte ve de öğrencilerimiz mağdur olmaktadırlar. Köyümüzde yakın zamanda altyapı çalışmaları tamamlanma aşamasına gelinmiş köyü kanalizasyon hattı bitirilmiştir Ayrıca köyün elektrik direklerinin tamamı demir direklerle yenilenmiştir bunların yanında köyümüzün yol asfalt çalışmaları için gerekli girişimler yapılmıştır yolumuz Asfalttı bitmiştir.

Kentte yaşayan köylülerimizin çoğunluğun oluşturduğu İstanbul’da 1992 DE kurulan simad gerek köydeki gerekse İstanbul ve diğer şehirlerde yaşayan köylülerimize maddi manevi destek sunma ve Bir arada tutma amacı Gütmektedir gerek Dernek bazında Gerekse yurtdışında yaşayan köylülerimizin girişimleri sonucu köyümüzde yapılan maden köyü kültür merkezi 2003 yıllında hizmete Açılmıştır içerisinde yemekhane morg misafirhane muhtarlık odası ve kültür odası mevcuttur ayrıca Ek hizmet binası olarak yapılan mutfak Evi 2006 yıllında hizmete açılmıştır.

FAYDALI LİNKLER
Untitled Document
BİZİ TAKİP EDİN
Adres : Çavuşpaşa Caddesi Albayrak Sokak No:2 Bahçelievler/İSTANBUL
Tel : (0212) 556 78 21 - Fax : (0212) 641 86 89
Sitemiz 22931 kişi tarafından ziyaret edilmiştir.